Gazetelerin üçüncü sayfasını açıp okuyun ya da haber bültenlerini dinleyin/izleyin, karşınıza kadın ölümleri çıkacaktır ülkemizdeki... Bu sıralar oldukça yoğun yaşanıyor üstelik!
Normal bir olaymış, ülkemizin gerçeği buymuş gibi…
Vahşice katlediliyor kimisi… Sokak ortasında kurşun sıkılıyor vücutlarının dört bir yanına… Kimi evinde öldürülüyor… Kimi işene giderken… Kimisi bıçakla deşiliyor… Eski eşleri, yeni sevgilileri, boşanmak istedikleri eşleri tarafından…
Gerçek olan şu ki: Türkiye’de kadınlar öldürülüyor!
Ve çok az sivil toplum kuruluşu bu konuyu gündemine taşıyor…
Ufacık/kısacık haberler yayımlıyor medya kuruluşlarımız…
Hani şu çok bilmiş, belge-bilgiye aşık medyamız var ya onlar ve tabi diğerleri de…
Geçen aylarda sanatçı(!) olarak nitelenen dans yarışmacısı vefat ettiğinde, bazı köşe yazarları ve medyatik insanlarımız günlerce açıklamada bulundular... Hatta, olaya gizli hayatın dokululmazlığını delerek bakanlar oldu… Haber yapmak uğruna…
Şu an sesleri çıkıyor mu bu ölümler karşısında?
Kadın; eğitimli-eğitimsiz, köylü-kentli, çalışan-işsiz, evli-bekar, güzel-çirkin hiç fark etmez… Önemlidir ve saygıdeğerdir!
Kurtuluş savaşı yıllarında kadınların emeği büyük değil midir? Kağnılarla taşımamışlar mıdır cephe gerisine cephaneleri, askerlerin karınlarını doyuran yemekleri onlar pişirmemişler midir?
Kadın umut demektir… Aşk demektir… Güzel duygular uyandırmak demektir karşı cinste… Direniş ve kararlılık demektir… Anne demektir çocuğu için… Erkek için, dertlerini paylaştığı dost demektir… Ama asla ölüm demek değildir… ASLA!
Unutmadan… Bir kez daha düşünün kadınların dekolteleriyle uğraşanları…
Yazıktır…
Not: Meclisin gündemine kadın ölümleri seçimlere biraz daha yakın taşınır, merak etmeyin. O yüzden yazmadım onları.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder