20 Şubat 2011 Pazar

SESİN ÇIKSIN

   Dün akşam Kozyatağı Kültür Merkezi’ndeydim…
   Genco Erkal’ın yıllardır büyük bir başarıyla sahneye koyduğu ve Nazım Hikmet’in hayatını anlattığı “Kerem Gibi” adlı oyunu izledim.
   İkinci kez seyircisi oldum bu oyunun, bu sene…  Herkesin görmesini şiddetle tavsiye ederim…
  Bu oyundan bahsetmemin sebebiyse usta şairimiz Nazım Hikmet’in şiirlerinden birinin beni çok düşündürmesi oyun sırasında…
   Akrep gibisin kardeşim,
   korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
   Serçe gibisin kardeşim,
   serçenin telaşı içindesin.
   Midye gibisin kardeşim,
   midye gibi kapalı, rahat.
   Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
   Bir değil,
   beş değil,
   yüz milyonlarlasın maalesef.
   Koyun gibisin kardeşim,
   gocuklu celep kaldırınca sopasını
   sürüye katılıverirsin hemen
   ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
   Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
   hani şu derya içre olup
   deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
   Ve bu dünyada, bu zulüm
   senin sayende.
   Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
   ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
   kabahat senin,
   — demeğe de dilim varmıyor ama —
   kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

   Söyleyecek başka şeyim yok…
   Uyuma, korkma ve sesin çıksın canım kardeşim, SESİN!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder